15 Haziran 2011 Çarşamba

Pet şişede ve konserve şişesinde asma yaprağı saklama medodu




Pet şişede ve konserve şişesinde asma yaprağı saklama medodu


1-Yapraklar el yapılarak toplanır. (El:Yapraklar muntazam şekli üstüne bir başka yaprak düzgün biçimde konulur,bir başka yaprak daha derken bu işlem 10-15 yaprak şeklinde tekrarlanır yaptığınız el ya da demette denilebilir 10 -15 yaprağı geçmemeli yoksa yapraklarda ısınma ile yanıklar oluşur.

2- Elde edilen yaprak elleri,üst üste gelmeyecek şekilde bir tepsiye **** bir örtü üstüne dizilerek bir gece hafif solması beklenir.(Bu işlem gevrek yaprakların şişelere doldurulması esnasında deformasyon olmamaları için.) Daha fazla bekletmeyin asma yaprağı naziktir telef olabilir.

Not:Yapraklar yıkanmamalı ve yaprak sapları salamuradaki kadar dipten kırılmasına yani uzun saplı olmasına gerek yok.

Konserve şişesi için:

Şişelerinizi hazırlıyorsunuz içlerini kuruluyorsunuz.Daha evvel hazırladığımız yaprak ellerini parlak kısımları şişenin dip kısmına bakacak şekilde üst üste sıkıştırarak şişeyi dolduruyorsunuz. (şişenin içinde hava kalmıyacak kadar dopdolu olmasına dikkat edin.)

Şişenin Kapağını kapatıp kapağı üzerine ters çevirip karanlık bir odada şişe içerisindeki yaprak renginin sarıya dönmesini bekliyoruz.

Yaprakların rengi sarıya dönünce şişenin kapağını hafifçe oynatıp içinde kalan havanın kaçmasını sağlıyoruz.Zaten siz kapağı oynatınca fıs diye bir ses duyarsınız şişeye yeni havanın girmesine izin vermeden kapağı sıkıca kapatıp şişeleri nihai yerlerine alabilirsiniz.

Pet şişe için:

İçtiğiniz kola,fanta,vb. içeceklerin şişelerini yıkayıp içinin kurumasını sağlıyorsunuz. Nemli olmamalı tamamen kuru olmalı buna dikkat edin.

2 veya 3 yaprağı üst üste koyup sarma yapar gibi kabaca katlıyoruz ve pet şişenin içine itina ile atıyoruz yaprakların solgun olması burada işe yarıyor katladığınız yapraklar açılmıyor.

Bu işlemi şişenin 5 te biri dolana kadar devam ettiriyoruz ve sahneye ucu sivri olmayan oklava geliyor. Oklava ile şişe içindeki yaprakları sıkıştırıyoruz bu işlemi şişe dolana kadar devam ettiriyoruz. Şişe tam dolu olmalı şişe içinde boşluk kalmadığına kanaat ettiğinizde kapağını kapayıp karanlık bir yerde yaprakların renginin sararmasını bekliyorsunuz. pet şişeyi ters koymak zordur düz de koyulabilir.

Yaprakların rengi sarıya dönünce kapağını hafifçe açarak içinde kalan havanın kaçmasını bekleyip şişeye yeni hava girmesini engelleyerek kapağını sıkıca kapatıyorsunuz. Şişelerinizi nihai yerlerine alabilirsiniz.

Not:2,5 litrelik pet şişeler tahmin ettiğinizden çok yaprak alıyor. 5 kişilik bir aileye iki kez sararsanız pet şişedeki yaprak ancak biter. Biz genelde 1 lt lik pet şişeleri tercih ediyoruz.Oklava ile sıkıştırırken yaprağın parçalanmamasına dikkat edin.

Konserve veya pet şişelerde sakladığınız asma yapraklarını sarma yapmak istediğinizde çok hafif haşlamak ya da kaynar suya bandırmak yeterli.

Biz bu saklama metodlarını yıllardır yapıyoruz.Bu yolla yaprağın kendine has lezzeti kaybolmuyor. Salamurada tuz yaprağın özünde ne varsa öldürüyor yıkıyorsunuz suda bekletiyorsunuz saman gibi oluyor. Şişede saklamak biraz zahmetli ama değiyor inanın.

Bir de ipe dizip kurutma var ama o çok zahmetli kuruyan yaprağın kırılmaması için geniş bir alan olmalı mesela kilerin bir köşesi. Apartman dairesinde oturanlar için en ideali şişede saklamak.

Geriye kışı bekleyip afiyetle yemek kaldı.Afiyet olsun.
Bu uygulama:Kastamonu/Tosya'da yapılmaktadır.


alıntıdır

13 Haziran 2011 Pazartesi

Alpha Rice Nedir?

AlphaRice Yeni Süper Yiyecek
Son günlerde mucize besin ve süper yiyecek olarak tanıtılan bir çok besine bir yenisi eklendi. Alpha Rice olarak tanıtılan bu pirinç çeşidi, sağlığı sürdürebilmek için gerekli olan maddeler ve antioksidanlar içermekte. Pirinçte bulunan sağlıklı kepek, diğer kepeklere karşı üstün bir durumda ve vucudun dengesi, kalp sağlığı için oldukça faydalı.
Yapılan çalışmalar Alpha rice’ta 100 değişik antioksidan ve mineral içeriyor. Bu pirincin kepeği, enerji ihtiyacını karşılıyor, doğal güç sağlıyor ve kilo kontrolünde yardımcı oluyor.

Alpha Rice bunların yanısıra fitosisterol, polisakaritler, sisterol, doğal lifler, vitamin E kompleksi ve B vitaminlerini içeriyor. Omega3 ve Omega6 bakımından oldukça zengin.
Antioksidanlar bilindiği üzere vücudumuzda dolaşan serbest radikallerle savaşan maddelerdir. Serbest radikaller günlük yaşantımızda maruz kaldığımız ve vücudumuza zarar veren çeşitli madde ve kimyasallardır. Bu serbest radikaller zamanından önce yaşlanma, vücut dengesinin bozulması ve hastalıklara yol açma gibi etkiler yapar. Alpha rice bu noktada bizi genç tutar, sağlığımızı korur ve besin ihtiyaçlarımızı karşılar.
Değişik deneylerle incelenen Alpha rice bir çok hastalıkta yarar sağlamış durumda. Romatizma, kalp damar rahatsızlıkları, çevresel kaynaklı sinir sistemi bozuklukları, yüksek kolesterol ve şeker hastalığı bunlardan sadece bazıları.. Doğal lif içeriği ile kilo kontrolünü, aşırı şişmanlığı engelleyerek bizi tok tutuyor. Ayrıca hem doğal hem de sağlıklı.
Alpha rice kullandığımız vitaminlerden çok daha sağlıklı. Besinlerin tümü vucudumuz için gerekli vitaminlerin tamamını aynı anda ya da ihtiyacımız olduğu kadar karşılayamaz. Bu nedenle vitamin içeren yapay kaynaklara başvururuz. Oysa Alpha riceta bu vitaminlerin tümü yeterli miktarda bulunmaktadır. Labaratuvarda üretilmiş vitaminlere gereksinimimizi ortadan kaldırır.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:
Genç ve Formda olmanın en kolay yolu Maqui Berry
Rice Diyeti
Rice Diyeti 3. Hafta
Rice Diyeti – 2. Hafta
Rice Diyeti 4. Hafta

Kültür Mantarı Yetiştiriciliği



MANTAR YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Misel Üretimi:

Morfolojik bakımından Mantarlar diğer bitkilerden farklıdır. Üreme sistemleri de diğer bitkilere göre oldukça değişiktir. Tohumsuz bitkiler gibi sporlarıyla çoğalırlar Mantar sporları , türlerine göre askocarp veya basidiocarp denilen şapkalardaki ascusların içinde veya basidiumlar üzerinde oluşurlar. Doğal koşullarda bu sporlar uygun ortamlarda çimlenerek mantarın üremesini ve çoğalmasını sağlarlar, ancak Mantar yetiştiriciliğinde bu sporlar tohum gibi kullanılmazlar sporların besi ortamları üzerinde çimlendirilmesi veya doku kültürü ile elde edilen miseller tohumluk olarak kullanılır.

2. Kompost :

Bünyesinde Klorofil ihtiva etmediği için mantarlar kendi besinlerini yapamazlar. Besin maddelerini ortam içerisinde hazır olarak bulması gerekir. Bu nedenle mantarlar, bitkisel ve hayvansal atıkların organik ve inorganik parçalanma ürünlerinden yararlanırlar.

Mantarlar protein sentezi için gerekli olan amino asitleri kompost ortamından almak durumunda olduğu için bu amino asitlerin ortamda hazır olması gerekmektedir. Ayrıca mantarların protoplazma ve hücre zarı yapısı için pentoz, lignin ve pektin gibi karbon kaynaklarına da ihtiyaç vardır .

Organik ve inorganik materyallerin, mantarın kullanabileceği forma dönüşebilmesi , kompostlaşabilmesi için fermantasyon geçirmesi şarttır . fermantasyon yoğun bir mikro organizma aktivitesini ifade eder.

Kompost fermantasyonunun az veya fazla olması mantar verim ve kalitesini doğrudan etkilediği gibi bazen tam başarısızlık nedeni de olabilir.

Kültür mantarı yetiştiriciliği Başlangıçta at gübresinin kompostlaştırılması ile başlamıştır. Ancak at gübresinin her yerde ve yeteri miktarda bulunamaması yüzünden çeşitli çalışmalarla sentetik olarak kompost ve çeşitli organik atıkların at gübresi evsafına getirilmeye çalışılmaktadır.

Mantarın bileşimi kabaca %90 su ,%9 organik madde, %1 inorganik madde (kül) olarak özetlenebilir bu bileşimde C,H,O,N,P,K,S ve iz element olarak da Fe, Zn, Mn, Cu, Ca bulunmaktadır. Buna paralel olarak komposttun yapısına bakacak olursak , % 70 su, %20 organik madde, %10 kül olduğunu görürüz. Mantarın gelişmesi süresince, kompost bünyesindeki organik maddeler yavaş yavaş azalmakta, mantarın gelişmesi için gerekli besin ve enerjiyi sağlamaktadır.

Sentetik komposttun Ana maddesi olarak buğday,arpa,çeltik, yulaf,çavdar, mısır sap ve samanları ,çayır otları ve mısır koçanı gibi tarımın yan ürünleri kullanılır. Bünyesinde esas itibari ile selüloz ihtiva eden bu materyallerin zenginleştirilmesi ve fermantasyonun istenilen düzeyde gerçekleşebilmesi için buna ilave edilecek katkı maddeleri şu gruplardan oluşur.

1. Grup: %21 lik Amonyum sülfat

%26 lık Amonyum nitrat

%46 lık Üre

Yüksek nitrojen (azot) bu katkı maddelerinden 1 ton kuru maddeye 50 kg mı aşmayan miktarlarda ilave edilir eğer amonyum sülfat kullanılacaksa en az kendi miktarı kadar en çok 3 katı miktarında CaCO3 ilave edilerek asitliği dengelenir.

2.Grup : Kan unu %13 N.

Balık unu %10.5 N.

Bu katkı maddeleri 1 ton için 10-15 kg miktarında kullanılmalıdır daha yüksek dozlarda kullanılmamalıdır.

3.Grup: Malt atığı

Bira posası

Pamuk tohumu küspesi – unu

Soya küspesi – unu

Tavuk gübresi

Kepek

4.Grup: Şeker pancarı posası

Patates posası

Elma,üzüm v. b. gibi meyve posaları

Melas

Pamuk tohumu kabuğu

Bu grupta yer alan maddeler düşük azot ihtiva etmelerine karşın karbon hidrat muhtevaları oldukça yüksektir

5.Grup: İnek gübresi

Koyun gübresi

Domuz gübresi

Bu gübrelerin tavuk ve at gübresi kullanılmayan kombinasyonlarda karısıma dahil edilmesi önerilmektedir

6. Grup: Ot, yonca, üçgül samanı

Sentetik kompostlarda, başlangıç sıcaklığını yükseltmek ve karbon hidrat kalitesini artırmak için en fazla %20 oranında bu grup a giren materyaller kullanılır, böylece ayni zamanda mikrobial popülasyon da hızlı bir şekilde artmış olur.

7.Grup : Ca SO4 Alçı

Ca CO3

Mantarın bünyesinde çok az Ca bulunmasına rağmen kalsiyumun kompost içerisindeki muhteviyatı çok önemlidir. Zira mantar tarafından çıkarılan oksalik asitin nötrlenmesi , dengelenmesi kalsiyumun tampon görevi sayesinde olmakta ,ancak bu sayede düzenli ürün alına bilinmektedir. Özellikle amonyum sülfat kullanıldığında karışıma ilave edilecek olan CaCO3 kompost asitliğini regüle eder.Amonyum sülfat kullanılmadığı durumlarda ton başına en az 25 kg alçı ilave edilmesi gerekir.

Kompost un Fermantasyonu:

Kompostlaştırma, açıkta , aerobik fermantasyon dediğimiz, oksijen tüketen mikroorganizmaların organik maddeleri parçalaması ile oluşur. Bu mikroorganizmaların çalışması için su ve oksijene ihtiyaçları vardır. Bu nedenle kompostlaştırılacak materyalde nem ve oksijenin yeterli düzeyde olması gereklidir.

Kompostlaştırma işlemine başlamadan 3-4 gün önceden ham madde iyice ıslatılarak istenilen nem düzeyine getirilir ıslatma esnasında ham maddelerin zaman zaman karıştırılması homojen bir ıslatmayı sağlama açısından önemlidir.

Islatmadan sonra azot ve karbon kaynaklı aktivitörler karıştırılarak yığın yapılır. Yapılan yığın belli yükseklikte ve genişlikte olmalıdır aşırı yüksek yığınlar aşırı ısınma nedenidir. Mikroorganizma aktivitesinin artmasıyla birlikte ve belirli bir süre sonra yığın içerisindeki oksijende azalma olacaktır , bu nedenle yığın belirli sürelerde aktarılarak havalandırılır. Aksi halde yığının iç kısmındaki mikroorganizmalar havasız kalacaklardır.

Kompost içerisindeki oksijen, mikroorganizma faaliyetine göre 48 –96 saat içerisinde tüketilir . bunun için mikroorganizma faaliyetinin az olduğu ilk karıştırma ile 1. aktarma arasında geçen süre uzun tutulur.

Kompost yığınının nemi kompostlaştırmayı etkiler. Nemin istenmeyen ölçüde yüksek olması oksijenin kompost yığınının içerilerine kadar girmesini güçleştirir. Bu durumda kompost içerisinde havasız şartlarda yaşayabilen (anaerob) bakteriler çoğalacağından kompost a ekşimsi bir koku hakim olur bu durum , kompost ta geliştirmek istediğimiz kültür mantarı miseli üzerinde toksik bir etki yaratır. Kompost neminin fazlalığında olduğu gibi eksikliği de kompostlaştırmada başlı başına başarısızlık nedenidir. Çünkü nemin yetersiz düzeyde olması, mikroorganizmaların faaliyete geçmesini engeller.

Kompost formülleri:

Mantar üretimi amacıyla her türlü organik atıklar kullanıla bilinirse de ana madde olarak buğday ,çavdar, arpa sap ve samanı, mısır sapı ve koçanları,çayır otları ile bu ana materyali fermantasyona sokabilmek için at, tavuk, koyun ve keçi gübreleri , buğday kepeği, pamuk, soya, ayçiçeği, susam küspe ve unları, zeytinyağı fabrikası atıkları, inorganik azot kaynağı olarak amonyum nitrat,amonyum sülfat, üre gibi ticari gübreler ve karbonhidrat ca zengin şeker pancarı melası, bira melası , üzüm cibresi, gibi katkı maddeleri bu amaçla değerlendirile bilinir. Ayni gurupta yer alan materyallerin biri diğerini ikame edebilir. Bu nedenle şüphesiz hepsini ayni anda kullanmak gerekmez. Bu amaçla kullanacağımız materyalleri seçerken işletme ekonomisi ve açısından en kolay ve ucuza temin edilenine yönelmek gerekir.

Örnek olarak bol ve taze at gübresi bulunan bir bölgede at gübresini temel alan bir kompost hazırlana bilinir. Burada atın dışkısı ile beraber altlık olarak kullanılıp idrar ile iyice ıslanmış olan hububat sapları da değerlendirilir. Bu materyal kompostlaştırma aşamasında%30-40 ve pastörizasyon aşamasında %20 kuru madde kaybına uğrar.

Basit bir kompost

Tavuk gübresi(1000Kg)+Sap-saman (1000 Kg)+Alçı (60Kg)+Su(3000-5000litre)=Kompost(2,5-3ton

Değişik kompost formülleri

1.formül
2.formül
3.formül

At gübresi : 1000 kg At gübresi : 1000kg At gübresi : 1000kg
Tavuk gübresi : 150 kg Tavuk gübresi : 150kg Tavuk gübresi : 150 kğ
Buğday kepeği : 25 kg Pamuk tohumu küspesi: 30 kg Malt çimi : 50 kg
Amonyum nitrat : 3 kg Alçı : 30 kg Alçı : 20 kg
Üre : 1, 5 kg
Alçı : 40 kg



Taze ve bol at gübresinin temin edilemediği yerlerde kompost tamamen tarımsal kaynaklı atıklar kullanılarak sentetik olarak hazırlana bilinir. Uygulama alanı bulunan bazı sentetik kompost formülleri aşağıda verilmiştir


1.formül
2.formül
3.formül

Buğday sap : 1000 kg Buğday sapı :1000 kg Buğday sapı :1000 kg

Buğday kepeği : 140 kg
Ayçiçeği küspesi : 100 kg Tavuk gübresi : 500 kg
Melas : 40kg Amonyum sülfat : 50 kg A.Nitrat : 20 kg
Amonyum nitrat : 23 kg Mozaik tozu(CaCo3) : 25 kg Kepek : 100 kg
Üre : 13 kg Alçı : 30kg Alçı : 60 kg
Alçı : 40kg

Uygulanacak kompost formülleri ve işletmenin bünyesine göre kompost yapım akışı ve süresi pek fazla değişmemektedir. Bu klasik kompost yapım süresini kısaltan ve ‘’ kısa kompost yapma veya hızlı kompost yapma ‘’ gibi başka yöntemlerde geliştirilmiştir bu yöntemde süre çok kısalmakta ve kompost u oluşturan formüllerde oldukça farklılık arz etmektedir.

Kompost yapımı sırasında meydana gelebilecek aksaklıklar ve alına bilinecek önlemler:

1- Kompost sıcaklığı fermantasyonda 60-70 C ye kadar yükselmiyorsa:

a-Aktivitör maddeler yeterli düzeyde değildir. Kompost formülü yeniden kontrol edilerek azot içeriğine bakılır, karbon hidrat ca zengin melas veya üzüm cibresi ilave edilir

b- dış hava sıcaklığı çok düşük ise yığının üzeri örtülür.

c- yığın gevşek ise sıkıştırılır.

d- yığın yüksekliği az ise yükseltilir.

e- yığında fazla nem varsa hemen havalandırılır.

2- Yığın da amonyak gazı oluşmuyorsa:

azot kaynağı olan aktivitör madde ilavesi yapılır.

3- Kompost un ekşi kokması halinde:

a- yığın nemi fazladır. Havalandırılır

b- aktarma aralıkları uzundur, aktarma aralıkları kısaltılır

c- yığın çok fazla sıkışıktır. Kabartılır.

4- fermantasyon her yerde eşit olmuyorsa:

a- katkı maddeleri homojen dağıtılmamıştır.

b- Aktarmalarda yığının dış kısmı devamlı dış da iç kısmı devamlı içte kaldığını gösterir (aktarma esnasında yığının dış kısmı içe iç kısmı dışa gelmesine dikkat edilmelidir.)

5- kompost yağlı görünüşte ise:

a- Yığına yeteri kadar alçı karıştırılmadığı,

b- Formüldeki bir maddenin eksik olduğu akla gelir

6- Kompost neminin fazla olması ,gereğinden fazla, komposttun kuru kalması gereğinden az su verildiğini gösterir.

7- Pastörizasyondan önce komposttun sarı renkli ve parlak görünüşlü olması, fermantasyonun kısa olduğunu gösterir. Süre uzatılır.

8- Pastörizasyon öncesi kompost ufalanmış görünüyorsa, fermantasyon istenilenden uzun sürmüş demektir



Pastörize aşamasına gelmiş iyi bir kompost şu özellikleri taşımalıdır: - Homojen bir yapıda olmalıdır

* - Kahverengi renkli (siyah ve sarı değil) ve üzerinde beyaz lekeler mevcut olmalıdır.

* - Kolay parçalana bilinir olmalıdır.(iki el arasında zorlanmadan parçalana bilinmelidir)

* - Nem oranı %70-75 olmalı (avuç içerisinde sıkıldığında su belirmeli )

* - PH 8-8,5 arasında olmalı

- Azot miktarı at gübresinden yapılan kompostlarda %1,7-2,0 sentetik kompostlarda %1,8-2,2arasında bulunmalıdır.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Atıklarımızı nasıl değerlendirebiliriz?

Atıklarımızın bazılarını doğaya ve ekonomiye nasıl kazandırabileceğimizi bun konu altında paylaşarak bilgilerimizi çoğaltabiliriz. Ben artık malzemeleri değerlendirmeyi çok seven bir insanım.

şimdi ben uzun zamandır yaptığım bir atık değerlendirme yönteminden bahsedeceğim. Yabancı dilde bir siteden öğrendim.

Evde yiyecek artıklarını nasıl gübreye dönüştürebiliriz. Tekrardan doğaya dönüşümünü sağlayabiliriz. Efendim öncelikle mutfağımızda bulunan taze sebze ve meyve çöplerini kullandığımız normal çöpün yanında büyük bir poşette biriktiriyoruz. ( pişmiş yiyecekleri kesinlikle koymuyoruz!!!) Ardından daha büyükçe bir poşet ya da çuval buluyoruz. Çuvalın içine hangisini bulursanız bulabilirsek kül, talaş ya da kuru gazel ile birlikte artıklarımızı karıştırıyoruz. Çuvalımızı tamamen yere sıfır olacak şekilde toprağı eşiyoruz. Çuvalımızın yanlarından 20-30 tane delik deliyoruz. Toprağa gömüyoruz. Bir buçuk ay sonra organik gübremiz hazır hale geliyor. Bitkilerinize verebilirsiniz.

27 Nisan 2011 Çarşamba

TAVUK YEMİ NASIL YAPILIR?





HAMMADDE:

Yem üretim tesisinde sığır ve kanatlı olmak üzere iki çeşit hayvan için üretim yapılacaktır. Kanatlılar için tavuk ve civciv yemi, sığırlar için ise sığır süt yemi ve sığır besi yemi üretilecektir. Ayrıca sığırlar için granül sığır besi yemi ve granül sığır süt yemi de üretilecektir.
Söz konusu yemler için kullanılacak hammadde çeşitleri ve oranları aşağıda verilmiştir:






1. Tavuk Yemi: Oran: 

Kırık buğday %40
Ayçiçeği %20
Mısır %20

Fulfet (yağlı soya) %7,5
Soya tohumu küspesi %7,5
Mermer tozu %2
Tuz %3


2. Civciv Yemi: Oran:

Kırık buğday %25
Ayçiçeği %20
Mısır %20
Fulfet (yağlı soya) %15
Soya tohumu küspesi %15
Mermer tozu %2
Tuz %3


3. Sığır Süt Yemi Oran:

Kırık buğday %20
Arpa %20
Mısır %15
Kepek %20
Pamuk tohumu küspesi %20
Mermer tozu %2
Tuz %3

4. Sığır Besi Yemi Oran:

Kırık buğday %30
Arpa %30
Mısır %15
Kepek %10
Pamuk tohumu küspesi %10
Mermer tozu %2
Tuz %3



Ayrıca ilgili ürünler için aşağıdaki katkı maddeleri kullanılacaktır:

1. Kanatlı Yemleri İçin Oran:
Lisin %0,09
Methyonin %0,18
Soda %0,17
Civciv premixi (sadece civciv yemine) %0,32 Tavuk premixi (sadece tavuk yemine) %0,20 
Toksin bağlayıcı %0,14
DCP (sadece tavuk yemine) %0,12
Robiform %0,20 
2. Sığır yemleri için Oran:
Bentonit %0,30
Sütlü vanilya aroması %0,14



KARANFİL ÇİĞNEMENİN BİLMEDİĞİNİZ FAYDALARI

1 Mart 2011 Salı

Bağcılık Tarım Takvimi


OCAK

- Yeni bağ tesisi yapılacak yerlere kirizma yapılır. Dikim çukurları açılır.
- Çeliklerdeki mantari hastalıklara karşı , bordo bulamacı (%2'lik)ile mücadele edilir. Bu uygulama , gözlerin bir hafta kadar geç uyanmasını da sağlar.
- Amerikan asma anaçlıklarında;budama ve çelik hazırlama işlemleri sürdürülür.
- Köklü asma fidanı sökümü yapılır.
- Ilıman bölgelerde , hava koşullarının uygun olduğu zamanlarda açılan çukurlara asma dikimi yapılır.
- İklim elverişli olduğu takdirde , kış budamalarına devam edilir. Don ve kırağı düşen yerlerde, yalnız aralama yapılması, budamanın çubuklar üzerindeki gözler kabardıktan sonra yapılması gerekir.
- Bağlar budandıktan sonra , phoma hastalığına karşı mücadele yapılır.
- Sonbaharda çiftlik gübresi verilmeyen bağlara, çiftlik gübresi verilir.

ŞUBAT

- Bağlarda kış budamasına devam edilir.
- Anaçlıklarda asma çeliği kesimine devam edilir ve kesilen çelikler kum içine ters olarak bütünüyle katlanır.
- Uygun havada fidan dikimi yapılır.
- Ay sonunda birinci kış ilaçlaması yapılır.
- Toprak işlemesi yapılır, gübreleme ve uygun bir tarımsal kireç ile kireçleme yapılır.

MART

- Bağlarda budama bitirilir.
- Bağ tesisi için fidan dikimi yapılır.
- Anaçlıklardan alınan asma çelikleri , köklendirilmek üzere, hazırlanan yerlere dikilir.
- Gübreleme yapılmamışsa bu ayda yapılır.
- Yarma ve dilcikli ingiliz aşısı yapımına başlanır.
- Geçen ay yapılamayan birinci kış ilaçlaması bu ay yapılmalıdır.
- Çırpı toplama , yüksek sistemde direk dikimi, tel çekme ve germe işleri yapılır.
- Sürgün bağlama, dikim , sürüm, gübreleme yapılır.
- Uyanmaya başlayan bağlarda sürgünler bir karış olunca bordo bulamacı atılır. Hemen arkasından, kükürt atılmalı;yağışlı havalarda kükürt atımı tekrarlanmalıdır. İlaçlamalar 15-20 gün ara ile yenilenir.
- Göz kurdu ve maymuncuğa karşı mücadele edilir. Maymuncuk böcekleri omcalara çıktıklarında , omca çevreleri Dursban-4, Korban-4,Korvin-5 Wp ilaçlarından biri ile ilaçlanır.

NİSAN

- Toprak işlemi bitirilir.
- Aşılama ayın ortasında sonuçlandırılır.
- Bağlar ,bağ göz kurtlarına karşı ilaçlanır. Dursban-4 veya Korban-4 kullanmakla, göz kurtlarının yanında maymuncuk,thirips, çadır tırtılı , dürmece, boynu eğri ve sigara böceğine karşı da önlem alınmış olur.
- Sürgün kurumasına karşı da ilk yaz ilaçlaması yapılır.

MAYIS

- Yeni tesislerde yeşil sürgün budaması yapılır. Kültürel tedbirler sürdürülür.
- Küllemeye karşı, kükürtlü mücadele yapılır.(Dekara 3 kg. kükürt atılır. Birinci kükürt atma , sürgünler 15-20 cm olunca , ikinci kükürt ise, mutlaka çiçeklenmeden sonra yapılmalıdır. Bağlara kükürt atmakla, bağlarda Eriophys akarının da yaprakları deforme etmesi, çukurcuklar ve kabarcıklar meydana getirmesini önler.)
- Bağ mildiyösüne (Pronos) karşı bakırlı ilaçlarla ilaçlama yapılır.
- Salkım güvesi, maymuncuk ve sigara böceğine karşı, nisan ayında kullanılan ilaçlarla mücadeleye devam edilir.

HAZİRAN

- Yabancı ot mücadelesi yapılır.
- Aşıların bakım ve kontrolleri yapılır.
- Bağ mildiyösüne karşı ikinci ilaçlama , bakırlı ilaçlarla yapılır.
- Küllemeye karşı kükürtleme yapılır. Salkım güvesine karşı, mayıs ayında kullanılan ilaçlarla, zararlıların durumuna göre mücadeleye devam edilir.

TEMMUZ

- Ot alma ve sulama işlerine devam edilir.
- Yüksek terbiye sisteminde kurulmuş bağlarda, asmalar tele yatırılır.
- Filiz alma yapılır.
- Salkım güvesine karşı üçüncü ilaçlama yapılır. Hektavin toz veya Hektavin 50 W.P. ile ilaçlama yapılır. Her iki ilaç da mildiyö için kullanılacak ilaçlarla karıştırılıp uygulanabilir.

AĞUSTOS

- Yeni kurulan bağlarda yabancı otlarla mücadele ve sulama yapılır.
- Erkenci çeşitlerde üzüm hasadına başlanır.
- Bu ayda üzümler olgunlaşmaya başlar. Salkım güvesi ile sumak halindeki salkımlardan, neferiye aşamasındaki küçücük üzüm salkımlarına kadar , hemen her aşamada zararlı olur. Hasat söz konusu olduğu için, kalıcı etkisi olmayan Hektavin 50 veya Hekthion 25 W.P. kullanılabilir.
- Olgun danelere üşüşen, içini boşaltan sarıca arıların zararı oldukça fazladır. Bazen omcada işe yarar tek salkım bırakmazlar. Bağ çevresinde, taş kovukları veya duvarlardaki deliklerde sarıca arı petekleri vardır. buralara ilaç tozutmak ve delikleri sıvamak gerekir. Hasattan bir hafta evveline kadar, Hekthion W.P. kullanılabilir.

EYLÜL

- Yabancı ot mücadelesi yapılır.
- Salıkım güvesi mücadelesi yapılır. Müşküle çeşidine (Hehtavin 50, Hekthion W.P. Phosvel Triazinphos Phossalone EM) ilaçlarından biri, tarifinde belirtilen miktarlarda kullanılır.
- Üzüm hasadı yapılır.

EKİM

- Üzüm hasadına devam edilir.
- Hasadı tamamlanan bağlarda toprak işlemesi ile birlikte, çiftlik gübresi uygulamasına başlanır.

KASIM

- Çiftlik gübresi tatbikatı ve toprak işlemesi yapılır.
- Aralama işine başlanır. Yaprakları yarı yarıya sararıp düşmeye başlayan bağlarda aralama yapılır. Aralama, budamanın ilk işidir. Aralama ile, asma üzerinde oduna kaçmış ve uzamış dallar kesilir. Esas budama daha sonraya bırakılır. Bu suretle, asmanın daha geç uyanması ve ilkbaharın tehlikeli donlarını atlatması sağlanmış olur. Don tehlikesi olmayan yerlerde, aralama ve budama aynı anda yapılabilir.
- Yeni bağ tesis edecek yerlerde kirizma yapılır.
- Kışın sert geçtiği yerlerdeki bağlarda, söküm ve hendekleme yapılır.
- Müşküle üzümü ince plastik torbalar içerisine alınarak, asma üzerinde muhafaza edilir.


ARALIK

- Kış budaması yapılır.
- Asma söküm işleri ile, boylarına ayırıp, hendekleme işlerine devam edilir.
- Nüvelik bağ tesisi için açılan çukurlara dikim yapılır.
- Toprak tavlı olduğundan, sürüm ve çiftlik gübresi uygulaması yapılabilir.
- Boş zamanlarda, bağ yollarına çakıl dökülür.
- Kış ilaçlamasına, sahil kesimlerinde ay sonunda başlanabilir.